TEOG ve Üniversite Sınav Kaygısı

Sınava giren her 100 öğrenciden 65-70’i sınav kaygısı taşıyor. Peki aileler ve öğrenciler neler yapmalı?

Sınava giren her 100 öğrenciden 65-70’i sınav kaygısı yaşar, öğrencilerin sınav öncesi kaygı kontrolü için zihinsel, duygusal, davranışsal ve fiziksel düzenlemeleri yapmaları çok önemlidir.

Sınav kaygısının psikolojik yönleri ve bununla baş etmenin yolları çok önemli, kaygı kontrolü, performansı geliştirmek için önem taşıyor.

Kaygı oranı farklılık göstermekle birlikte, sınav kaygısının sınav öncesinde öğrenilen bilginin, sınav sırasında etkili bir biçimde kullanılmasına engel olan ve başarının düşmesine yol açan, yoğun kaygı, endişe ve korku duygularının bir arada yaşanmasıdır.

Normal olarak her insanın çeşitli durumlarda bu duyguları yaşar, ancak henüz gelişimleri devam eden çocuk ve gençlerde bu psikolojik durum kolaylıkla başa çıkamayacakları bir hal alabilir.

Sınav kaygısının seviyesini arttıran, bunun sonucunda da performansı düşüren ve kaygıyı tetikleyen psikolojik durumların, sınav hazırlığının tam yapılmamış olması, ders ve çalışma yükünün fazla ve süresinin uzun olması, kişinin doğru çalışma stratejilerine sahip olmayarak, bu ders yükünün altından kalkamaması, daha önceki başarı ve başarısızlıkları, ailenin beklentileri ve başkalarıyla yapılan kıyaslamalar, sınavın hayattaki başarının tek kriteri olarak görülmesi gibi faktörlerdir.

Sınav Kaygısının Belirtileri

Ders çalışmayı sürekli ertelemek de bir sınav kaygısı belirtisidir. “Kaygılı bir öğrenci, zihinsel, duygusal, davranışsal ve fiziksel belirtiler gösterir. Zihinsel belirtileri, ‘Ya başaramazsam, kazanamazsam, sınavda bayılırsam’ gibi gerçekçi olmayan başarısızlık düşünceleri, ‘Başarısızım’, ‘Puanım yeterli değil’, ‘Yapamayacağım’ şeklinde kendini sürekli eleştirme ve öz güven azlığı yaşama, düşüncelerini organize edememe ve dikkat dağınıklığı, konsantre olamama, kavramları hatırlayamama, zihnin boşalması gibi sorunlar olarak tanımlayabiliriz.

Duygusal belirtiler ise panik hissi, genel sinirlilik ve öfke hali, sürekli ağlama, aşırı engellenmişlik hissi, şaşkınlık ve depresif duygu durumu olarak belirmektedir.

Davranışsal belirtiler, çalışma isteksizliği, başarısızlık, istek ve ihtiyaçları düzenleyememe, unutkanlık, kontrolü dışsal nedenlere yüklemek ve sınavdan kaçınma, sınavlarda donup kalma, dikkatsizlik olarak özetlemek mümkün.

Fiziksel belirtilerde ise baş ağrısı, mide ve bağırsak sorunları, kalp çarpıntısı, ellerde titreme, terleme, kasılma, yorgun ve halsiz hissetme, uyku sorunları ile tetikler ve dürtü kontrol sorunları oluşur.”